20 Haziran 2013 Perşembe

24 Mayıs 2012 Perşembe

Fotografium Çekilişi !!!

Fotoğraf blogumdan da anlaşılacağı üzere büyük bir tutkum var fotoğrafçılık konusunda. Gördüğümüzü kalıcı hale getirmek, bir insanın gözle o an için gördüğü her sahneyi belgeleyip elinde tutması bana inanılmaz büyüleyici geliyor.

Bloglarda gezinirken Fotografium'un çekilişi olduğunu öğrendim ve hemen atladım tabiki. İşte ayrıntılar.


" Fotografium Nikon D3200 Profesyonel Fotoğraf Makinesi Hediye Ediyor. Siz de katılın Nikon D3200Lowepro Çanta (DSLR Video Fastpack 250 AW Sırt Çantası) ve Slik Tripod (Slik 500DX Tripod) kazanma şansı elde edin.
http://goo.gl/ciXjD?ref=1208 adresini ziyaret ederek detaylı bilgi alabilirsiniz. "

Umarım benim oluuuur !! 

=)

13 Mayıs 2012 Pazar

KOTON !

İzmir'de neredeyse her duraktaki reklam panolarında gördüğümüz kara kuru manken kızlarımızın üzerindeki Koton 2012 ilkbahar-yaz modasını yakındak incelemek ve sizlere göstermek istedim. Bu güzelim kıyafetler o kara kuru kürdanlar yerine böyle benim üzerime üzerime gelseler ya :D

 Aman tanrım! Cıvıl cıvıllaaaaar !!

Pantolonunu yerimm :)

İki elbise de tam benlik

Öndeki elbiseyi akşam sahilde giyceksin saçınıda topluycaksın, of of off...

 Ah o cekettt !

Bu da favorim :) Heidi falan :D

11 Mayıs 2012 Cuma

Bir Çekiliş Daha !

Evet bu seferki gerçekten çok istediğim ve gerçekten önem verdiğim bir kozmetik ürünüyle yani parfümlerle ilgili bir çekiliş ve aracılığını yapan ise Stil Direktörü. Buyrun o anlatsın :)


Katılmak için;

3 Mayıs 2012 Perşembe

Saat 19:37

Gün batımı ayrıdır bu şehirde, akşamüstü rüzgarı otobüsün camından vururken yüzüme kulağımda şarkım, düşündüğüm bugüne kadarki pişmanlıklarım, çoğunlukla aptallıklarım,azınlıkla fırsatlarım. Elime geçmeyen hiç elimde olmayacak fırsatlarım ama yinede söyledim eğer geçmişi değiştirme fırsatımız olsaydı neleri değiştirirdim diye. O kadar çok ki sanırım karar veremeyip yine her şeyi aynı bırakırdım. - Binalardan kurtulup sahil yoluna çıktı otobüs daha sonra ve şimdi deniz kokusu da vardı rüzgarda ciğerlerimi dolduran. O pişman olduğumuz şeyler bizi buralara kadar getirdi eminim, biliyorum. Hayatın bir örgü modeli olduğunu düşündüm, en doğru modeli çıkarmak için kaç defa hata yaptığımı, modeli bilmeden aslında örgüye başladığımı fakat tek farkın söküp tekrar öremediğimi . Yolum sürerken evime doğru ben peanuthood, bu isim benim kim koydu kendim kim beğendi biriciğim, size bunları yazdım içimden geçen elimden dökülen, sanalın dünyasında bir toz tanesi kadar derinlere süzülen okuyan sizleri düşündüren..


Sevgilerle.

23 Nisan 2012 Pazartesi

22 Nisan 2012 Pazar

İzmir 17. Kitap Fuarı Mağduresi

Öyle çok yorgunum ki ellerim bile tuşlara zor basıyor. Bugün İzmir Kitap Fuarı'nın son günüydü ve biz de akıllı olarak arkadaşlarla beraber "zaten fuarın son günü kitaplar çok ucuz olur yeaaa" düşüncesiyle son güne kadar bekledik gitmedik ve bugün teşrif ettik malum yere. Aman tanrım o kalabalık o ses o feryat figan nedir öyle Yarabbim!! Kitap aldım almasına ama yemediğim dirsek basılmayan ayak kalmadı o sırada kafada kalmadı tabi . Ayrıca kitapların hiç de ucuz olduğu falan yoktu kimden çıktıysa zaten o fikir. Pehh !Ordan çıkıp benim sevgili kişisinin fikriyle Kıbrıs Şehitleri caddesine daldık orada bir sahaf bulduk ve girdik. O kadar güzel ve huzurlu bir yerdi ki akşama kadar orada oturabilirdim sanırım . Her şey mi eski olur. Her şey ama her şey naftalin kokuyordu resmen o kadar eskiydi ! Tabi bende fırsatı kaçırmayıp fotoğraflamaya başladım ve sanırım 2 saat falan orda kaldık. Hiçbişey almadan çıktık tabii :D Napalım, napalım dedik ve diye diye kordona kadar indik. Hava tam istediğim gibi ne sıcak ne soğuk. Gün batımı falan romantik ortamlar :D Kısacası herşey mükemmeldi bugün ve bok gibi giden hayat karmaşasında bu kadar güzel bir günü nasıl geçirebildiğimize şaşırdım. İlk defa otobüsler, trafik polisleri, yüksek binalar ve korna sesleri yoktu. Baloncular, mısırcılar, çiğdemciler, sevgililer, deniz ve gün batımı vardı. Herşeyi bu kadar çabuk tükettiğimiz bir hayatta bugün hiç geçmek bilmedi.

Sevgiyle ve..

Benden size <3

19 Nisan 2012 Perşembe

Gönül

O bir yolcu sen bir hancı 
Gördüğün en son yalancı 
İçindeki serin sancı 
Gitmez dedim kaldı gönül

Bu akşam otobüsle eve dönerken radyoda tesadüfen uzun zaman sonra karşılaştığım şarkı ne zamandır dinlemiyodum. Ninni gibi geldi. Şu sıra birçok mutluluğu aynı anda yaşamam rağmen içime bi hüzün çöktü kendim çok mutluydum ama dünyadaki mutsuz insanlara üzüldüm onlar için üzüldüm sanki çok kötü oldum ama..

Bu da doğumgünü pastam(dan bir dilim) :P



Bu işleri seviyorum ama herkes oynuyo gibi geliyo :D ;



Nako Kombini

Birkaç gün yazamadım çünkü 18 Nisan doğumgünümdü ve bunu yakalayan ve takip den günlerimde hep yoğun geçti. Bugünün kombinasyonu el işlemesi bir tunik ve taytla neler yapabiliriz :)


Ve bir de bu gerçekten zararlıymış tazesi varken ;



16 Nisan 2012 Pazartesi

Papatya Kombini

Her gün için bir farklı kombin !


Süpermiş ! :)

Cilde Dair

Benim sık sık uyguladığım ( daha doğrusu sadece üşenmediğim zamanlarda uyguladığım) birkaç cilt için faydalı formüller var bunları sizinle paylaşmak istedim.

1- Herkesin bildiği üzere kil maskesi! Fakat ben bunu su ile değil ılık çay ile ıslatıyorum çünkü kil bir toprak çeşidi ve cilt derimiz hassas olduğu için tahriş edebiliyor. Sudaki kireç ve klorda bunu destekliyor fakat ılık çay ile ıslatırsak çay hem cilt derisini dinlendirir ve toprağı suya oranla daha yumuşak bir hale getirir. Bir taşla iki kuş yani ;)

2- Tırnakları çabuk kırılan, bi kırıldı mı haftalarca uzamayan kızlarımız için her gece düzenli yapmak şartıyla göz kararı badem yağı ile yine göz kararı menekşe yağını karıştırıp ellerimize iyice yedirerek ovaladıktan sonra kullanmadığımız bir çorabı ellerimize geçirip uyumamız. Farkı farkedeceksinizz!

3- Yüzde çıkan stresten kaynaklı sivilceleri hepimiz biliyoruz. Böyle pıtır pıtır isilik gibi tam sivilcede değil yani. Ama elimiz takılıp durur ve pudra sürünce falan yüzümüzde spot ışığı altında con can sıkıcı dururlar. İşte bunun için sürekli uyguladığım formül çok basit ve tamamen doğal. Maydanazdan isteğe göre birkaç tutam alıp saplarıyla beraber cezvemizin içine atıyoruz. 1 çay bardağı yada koyduğumuz maydanoz tutamlarının 1 parmak üstüne kadar şaşal su ekliyoruz. birkaç damlada limon sıkıp kaynamaya bırakıyoruz. iyice fokur fokur kaynadıktan sonra oluşan yeşil suyu sizde görecekisniz. Altını kapatıp o suyu bir kaseye süzüp ılımaya bırakıyoruz ve pamuk yardımıyla su bitene kadar yüzümüze iyice sürüyoruz. Yıkamadan gece öyle yatıyoruz ve sabah uyanınca doğal olarak yıkıyoruz. Düzenli yaptığınız takdirde sonuç kendini gösterecektir :)

4-Bu herkesin bildiğini düşündüğüm bir ipucu ama gene de yazıyım dedim :) Makyajdan önce dudaklarımızın dolgun ve daha pürüzsüz görünmesi için naneli diş macunundan biraz alarak dudaklarımızı hafif hareketlerle diş fırçamızla fırçalıyoruz. Sonra rujumunuz dudakta daha hoş durduğunu göreceksiniz.

5-Sürekli oje süren biri olarak benim gibilere tek tavsiyem tırnaklarınızın ilerde sararmaması için oje sürmeden önce tırnağınıza 1 kat parlatıcı(cila) sürmeyi ihmal etmeyin. Özellikle de koyu ojelerde. Ama diyim. Sonra o sarılık tırnaktan uzun süre gitmiyor ne yapılsa da.

6-Ellerimizin daha yumuşak ve beyaz görünmesi için benim ara ara yaptığım bir de şu formül var; 2 çay kaşığı türk kahvesine 1 çay kaşığı vazelin, birkaç damla limon ve zeytinyağı ekleyip iyice karıştırdıktan sonra elimize yedire yedire sürüp biraz(5-10) bekliyoruz. Daha sonra kağıt havlu yardımıyla ellerimizi silip ılık suda duruluyoruz ve ardından nemlendirici kremimizi sürüyoruz. Yalnız bunu hafta içinde sık sık yapmayın çünkü elleri tahriş edebilir. 1 kez uygundur :)
 Evet şimdilik aklıma gelenler bunlar hatırladıkça yine yazmaya devam ederim. Çok kısa bir zamanda da bilmeyen okuyucularım için mısır örgüsü nasıl yapılır videolu bir anlatım ekliycem. Herkese iyi geceleeer <3


Bir dee;

12 Nisan 2012 Perşembe

Nefis Kızarmış Domatesli Ekmekler

Bugün sabah kahvaltımda kendim için yaptığım domatesli kaşarlı kızarmış ekmek tarifini paylaşmak istedim. Yapımı gayet kolay ve basit, tadı ise çook lezzetli. İlk önce malzemelerimiz;

Dilediğiniz kadar dilimlenmiş 1 parmak kalınlığında somun ekmek
2 domates
2 kalın kaşar peyniri dilimi
Tuz, pul biber, kekik
Tereyağı

Evet malzemelerimiz bunlar, şimdi ilk olarak ekmeklerimizi diziyoruz fırın tepsimize fırın yakmaya üşenirseniz evinizde elektrikli ızgara varsa onda daha çabuk pişiyor. Her neyse bir kaba domatesimizi, peynirlerimizi rendeliyoruz. İsteğe göre salam yada sucuk ta ufak ufak kesilip karıştırılabilir. Rendelediğimiz malzemelerimizin içine tereyağımızdan ufak ufak kesip atarak birer tutam baharatlarımızı da ilave edip iyice karıştırıyoruz.

Ekmek dilimlerimizin üzerine kaşık yardımıyla karışımı yayıp fırına veriyoruzzz :) Arada kontrol edip peynirler kızarmış kıvama gelince alıp afiyetle yiyoruz :) Basit ve pratik bir tarif. Afiyet olsun :))



11 Nisan 2012 Çarşamba

...

Bu kadın çok başkaydı ama! Her ne kadar magazin dünyasıyla içli olmasa da televizyonlarda yüzünü çok göremesek de onun senaristliğini yaptığı dizileri hep izledik. O dizilerin dramlarında, en güzel sahnelerinde onun cümleleri vardı. Neredeyse bir kuşak çocukluğunun bir kısmını onun senaristliğini yaptığı diziyle yani Asmalı Konak ve Yasemince ile. Bu kadının başarısı o kadar büyük ki ardından konuşulacak kötü hiçbir söz yok. Güler yüzü, sempatikliği, tombişliği hafizalardan silinmeyecek. Nur içinde yatsın..

Hürriyet.com.tr Meral Okay için bir taziye sayfası açmış. Ben taziyemi yazdım, dilerseniz siz de birer mesaj bırakabilirsiniz.

Meral Okay Taziye Sayfası

She Nail Sugar Pembee

Pembeyi severim ama koyu tonlarının tenime daha çok yakıştığını düşünüyorum :P Bugün tırnaklarımdaki oje She. Numarası malesefki yok :( Ama elinizde bulunan koyu pembe, biraz mor ve altın ve gümüş simli ojeleri karıştırarak bu rengi elde edebilirsiniz ya da hemen bir kozmetikçiye koşup ojeleri karıştırarak bu rengi bulabilirsiniz. Tırnakta çok hoş bir görüntüsü var çünkü ve çok çabuk sürülüp ondan daha çabuk kuruması tam bana göre :)

Ufak not : Lütfen kayıtlarımın altına yorumlarınızı bırakın, böyle sanki kendim yazıp kendim okuyomuş gibi oluyorum. Beğenip beğenmedikleriniz, fikirleriniz benim için değerli :)






Bu arada aman dikkat kızlar,

10 Nisan 2012 Salı

Blogumu izleyenler, takipçisi olanlar ya da sadece bakıp geçen, takip etmeye değer bulmayan sevgili okuyucularım,

Bundan 2 ya da 3 ay önce D&R'da kitaplara bakarken birkaç tane Blog sahibi, Twitter sahibi insanların kitap çıkarttıklarını gördüm. Alıp biraz kurcaladım ve neden ben de yapmayayım ki dedim. Tabi gelip o gün açmadım blogumu, biraz girişken bi insan değilim ve cesaret edemedim açıkçası. Öncelikle çok sağlam konular bulmalıydım ve benim blogum benim hayatımda olan herşeyi kapsamalıydı. Makyaj malzemelerim, okulum, he rgün çektiğim yol çilem, sevgilim, arkadaşlarım, sıkıntılarım, neşem... Bütün bunların dahil olcağı bi blog yaratmaktı amacım. Belirli bir kategoriye sığdıracak olsak " hayat" olmalıydı adı. Başlarken çok tedirgindim, çünkü çok farklı insanlara ulaşmak istiyordum, yaşadığım ülkenin dört bir yanındaki insanları tanımak istiyordum. Ama nasıl beni okumalarını sağlayabilirdim bilmiyordum, hala da bilmiyorum. Tek bildiğim emeksiz ekmek olmaz. Sabırla yazılarımı yazmam ve daha çok insana ulaşmam lazım. Onların fikirlerini almam lazım. Bu yüzden dilerim beni anlarsınız ve arkadaşım olursunuz. Blogumun takipçisi olup beni yalnız bırakmazsınız umarım. Belki arkadaşlığımız ilerde -erkek arkadaşımla başardığımız gibi-reel boyuta taşınır. 

Sevgilerimle, benim gizli okuyucularım. Gösterin yüzünüzü bana :)

7 Nisan 2012 Cumartesi

Lilimini'nin Çekilişi

Oyuncaklara bayıldığımı bir kez daha söylemeliyim ve ne şanstır ki bu hafta iki eğlenceli çekilişe aynı anda denk geldim. Biri neşeli oyuncakların çekilişiydi bu behsedeceğim ise Lilimini'nin çekilişi. Eskiden barbie bebeklerin çok pahalı olduğu zamanlarda evin bahçesindeki killi toprakla ufak ufak yaptığım bardakları, tencereleri hatırladım bu çekilişi görünce. Onları güneşe koyup kurumalarını bekleyişim ve biraz oynadıktan sonra kötü komşu kızının gelip hırpalaya hırpalaya oyuncaklarımı çatlatıp un ufak edişini hatırladım. İşte Lili bana bu çocukluğumun iyi kötü anılarını hatırlattı ve hemen çekilişe katılmaya karar verdim :)

Bunlarda o tatlı sevimli kil oyuncaklar ;


I Know That Feel, Bro.

Resimle pek aram olduğu söylenemez ama elimden geldiği kadar iyi çizdiğimi düşünüyorum ama öyle aman aman bir ilgim alakam yoktur yani. Sadece ufak tefek karikatür, komik resimler falan çizer geri işime bakarım. İnternette dolanırken Chris Gerringer'in " I know that feel,bro" serisini gördüm ve gerçekten çok hoşuma gitti. Tam benlik bişeye benzediği kesin dedim ve bi koşu caddeye gidip yaklaşık 15-20 tane renkli A4 kağıdı alarak ilk adımımı attım. En kısa zamanda çizmeye başlıycam ve "eserlerimi" sizlerle paylaşıcam. Bekleyin, pişman olmayacaksınız ;) (oladabilirsiniz ama :D)

Chrisciğimin seriden birkaç resmi ;






6 Nisan 2012 Cuma

Neşelii Oyuncaklaar !

Biraz önce takip ettiğim blogların güncel mesajlarını okurken Neşeli Oyuncakların çekilişine denk geldim ve çok neşelendim :) Çünkü çekilişe dahil ettiği şeyler acayip renkli ve eğlenceli görünüyor onlara gerçekten sahip olmak isterim özellikle de şu fotoğraftaki mandallara ba-yıl-dım !

5 Nisan 2012 Perşembe

Kafaya Dank Eden 1

Genellikle spordan uzak duran biri olarak ( sanki çok zararlı bişeymiş gibi :D) sporun çoğu faydasını da adım gibi bilmekteyim. Ama gel gör ki olmuyor, hani evde yatıp kahve keyfi yapmak varken kim giyinip çıkacak dışarı haldır haldır yürüyecek, koşacak, bisiklet sürecek vs. ama aksi halde de yapmazsam ilerde halim harap. Benim akranlarım fıldır fıldır yürüyüverecekken ortalıkta ben bi suyu torunumdan isterim herhalde. İşte tüm bunlar için artık spora bi yerden başlamaya karar verdim. Başlamak bitirmenin yarısıdır! Bu sabah oturdum ve yaşım için en uygun sporu araştırmaya başladım. Okulum olduğu için dzenli spor salonlarına ne gidecek zamanım ne de yatıracak param var bunun için araştırmalarım sonucu düzenli 2 saat yürüyüş ve ev egzersizlerinin bana uygun olduğuna karar verdim. Yürüyüş yaparak vücudumuzun her organını harekete geçirebiliyoruz ve tabiki bacaklar ve kollar başta olmak üzere basen bögesini daha sıkı hale getirebiliyomuşuz. Benim basen bölgemde problem yok ama daha sıkı olmasınıda isterim tabiki. Artık evde yatmaya son kızlar! Doğa, ormanlar, vahşi hayat, sörvarvıy( by nihat doğan) bizi bekliyor !! Ha bir de iyi haber için ;

Bir tık, bir tık !!

3 Nisan 2012 Salı

Polish Mix - Type 1

Gabrini 394 numaralı mat ojemi aldığımdan beri hiç sevemedim en sonunda bugün ondan "kurtulmak" için çekmecemi biraz karıştırıp yarım kalan Aliz Avien simli ojelerimi buldum. Karışımı gabrini şişesi üzerinde yaptım eşit miktarda olmasına dikkat ederek beyaz simli ve sarı simli ojelerden döktüm ve koyu gül kurusu gibi bir renk elde ettim. Rengimden memnunum ama oje tabi hala tırnağa sürülünce mat görünyüsü veriyor. Mat ojelerden hoşlanmadığım için üstüne bir de cila geçtim ve işte sonuç: